Harezmi (Algoritma) Bunu Kastetmemişti
Güncelleme tarihi: 8 saat önce

Kısacık ömrümüzü algoritmaların yönetmesine izin vermek, sanırım bu çağ insanının yapabileceği en büyük delilikti.
Hepimiz “algoritma” kelimesini sık sık dilimize doluyoruz ama gerçekte ne anlama geldiğini pek düşünmüyoruz. Gelin, işin özüne inip, kelimenin inine girelim.
Her şey 9. yüzyılda, Harezmi’nin karmaşık hesaplamaları adım adım bir düzene sokma çabasıyla başladı. Batı’nın onun adından (Al-Khwarizmi) türettiği bu kelime, kökeninde yalnızca bir sorunu çözmek için izlenen mantıklı bir yolu ifade ediyordu. Hatta bugün TDK’nin internet sitesine girip baktığınızda bile karşınıza Harezmi çıkar. Fakat ironiye bakın ki insan zihnini özgürleştirmek ve işini kolaylaştırmak için doğan bu adım adım hesaplama yöntemi, bugün ne izleyeceğimize, ne satın alacağımıza, hatta nasıl yaşayacağımıza karar veren saçma bir güce dönüştü. İnsanlık, kendi icat ettiği mantık sisteminin içinde kendi özgürlüğünü kaybetti.

İşte tam da bu yüzden, 2000'li yılların başından beri hayatımda olan sosyal medya hesaplarımı kapatma kararı aldım. Bir süredir de bu kararıma sadık kalıyorum. Size uzun uzun artılarını eksilerini anlatmayacağım ama en net iki sonucunu söyleyebilirim. Birincisi, bana tahmin ettiğimden çok daha fazla zaman kaldı. İkincisi, zaman artık eskisi kadar hızlı geçmiyor. Sadece bu ikisi bile bana yetiyor.
Sosyal medyanın varlığına karşı değilim. Tabii ki makul şekillerde kullanılabilir. Fakat şu an hepsini kapatmış olmak içimde tarifsiz bir özgürlük hissi uyandırıyor. Reklam görmüyorum, yönlendirilmiyorum, satın almaya zorlanmıyorum.
Zaten ben oldum olası internetin açık kaynak ve ücretsizlik prensibini sevmişimdir. Tıpkı Lichess.org gibi... Minimalist, reklamsız ve daima öyle kalacak bir site. İnsanların faydasına sunulmuş muazzam bir çalışma. Hem içinde algoritma da var, seni yönlendirmeyen ve sadece sana hizmet eden.

Benim tavsiyem, siz de Instagram, Facebook, X, Pinterest gibi zihninizi sürekli meşgul eden siteleri kapatmanız yönünde. (Bu arada YouTube'u o kategoriye sokmuyorum, onun olayı bambaşka. Onu belki başka bir yazıda konuşuruz.)
Bu arada eskiden YouTube’da video da yayınlıyordum ama onu bile bıraktım şimdilik. Yazmak ve sınırlı bir kitle ile paylaşmak şu anda daha değerli geliyor. Kendi yağımda kavrulur gibi. Ama yine de YouTube içerikleri üretmeyi düşünebilirim ilerisi için. Bilemem.
Velhasılıkelam, kendi zihnimi daha sade, daha sakin ve daha benim zihnim yapabilmem için güzel bir yola girdiğimi düşünüyorum. Hayat kısa, özgür irade var mı yok mu daha onu bile bilmiyoruz ama en azından özgürlüğümüzü dev şirketlerin reklam kampanyalarına kaptırmayalım diye düşünüyorum. Haksız mıyım?