2026 Ağustos Ayında Okuyacaklarım
Başlıkta ‘’okuyacaklarım’’ diye yazsam da aslında bu ayın okumalarına çoktan başladım bile. İlk kitabım, Oğuz Atay’ın kaleme aldığı Bir Bilim Adamının Romanı. İtiraf etmeliyim ki, bu ülkenin yetiştirdiği en büyük değerlerden biri olan Prof. Dr. Mustafa İnan’ı bu kitaba kadar hiç duymamıştım ve bu bütünüyle benim ayıbım. Biyografi okumayı oldum olası severim ama bugüne kadar nedense hep Albert Einstein, Isaac Newton, Nikola Tesla gibi Batı dünyasının bilim insanlarına yoğunlaşmıştım. Yeni yeni yönümü Doğu'ya, kendi topraklarımıza çevirdim diyebilirim. Bu dönüşte rehberimin Mustafa İnan gibi bir şahsiyet, yazarının ise Oğuz Atay olması benim açımdan fevkalade bir şans oldu.

Oğuz Atay, bir bilim insanının dünyasını harika bir kurguyla harmanlayarak sunuyor. Okudukça Riyaziyeci Mustafa’nın ne kadar tevazu sahibi, makamda mevkide gözü olmayan, ömrünü öğrenmeye ve öğretmeye adamış gerçek bir münevver olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Onun idealizmini, imkansızlıklar içindeki ilim aşkını okudukça hem ülkemin güzel insanlarını daha iyi anlıyor hem de bu toprakların saklı kalmış dehalarına büyük bir saygı duyuyorum. Üstelik bu hayranlığım kitapla da sınırlı kalmayacak. Kitabı bitirir bitirmez Mustafa İnan’ın belgeselini de izlemeyi düşünüyorum.
İkinci kitabım ise aylar önce tek ciltlik özel bir baskısını edindiğim Bostan ve Gülistan. Sadi Şirazi’nin bu iki büyük eserini ara sıra elime alıp okuyordum ama bu ay hakkını vererek bitirmeyi planlıyorum. Sadi Şirazi, insan doğasının zaaflarını, erdemi ve ahlakı o kadar çarpıcı, o kadar zamansız hikayelerle anlatıyor ki etkilenmemek elde değil. Altını çize çize söylemek isterim… Doğu'nun kadim bilgeliğini ve insan olmanın derinliğini anlamak isteyen herkesin bu eseri okuması gerekiyor. İçindeki kıssalardan alacağım feyiz ile bu kitabın hayatımın ilerleyen yıllarında da hep elimin altında bir başucu kitabı olacağını şimdiden biliyorum. Ara sıra dönüp bazı hikayeleri hatırlamak ruhuma çok iyi gelecek.

Üçüncü kitabım da Orhan Veli’nin Bütün Şiirleri. Şiirle aramdaki mesafeyi en son, sanırım bir on beş yıl kadar önce, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Şiir Denizi 1 kitabıyla kapatmaya çalışmıştım. Okuyacağım ikinci şiir kitabı bu olacak. Aslında internetten bazı şiirlerini okumuştum. Bu yüzden Orhan Veli benim için her zaman sokağın, sıradan insanın ve en sade duyguların şairi olmuştur. Kelimeleri lüzumsuz yere süslemeye gerek duymadan, basitliğin ve gündelik hayatın içindeki derinliği bizlere gösteren eşsiz bir şair bence.

Ağustos ayı benim için hem bir nevi tatil hem de kendi blog ve kitap yazılarıma yoğunlaştığım bir dönem olduğu için okuma serüvenimi bu üç eserle sınırlandıracağım. Zaten okumanın yanında izlemem gereken filmler de var. Özellikle İran sinemasının insanı derinden etkileyen filmlerine yoğunlaşmayı düşünüyorum. Araya bir iki tane de mini dizi sıkıştırabilirsem, bu ayı zihnen ve ruhen tam da istediğim gibi, dopdolu geçirmiş olacağım.
