Veli Toplantısı Sanatı
- onsaritas90
- 2 gün önce
- 4 dakikada okunur
Mesleğe ilk başladığında veli toplantıları biraz heyecanlı geçebilir. Çünkü bu kez karşında öğrenciler yerine yetişkinler var. Toplantıdan birkaç gün önce ne konuşacağını düşünüp her duruma hazırlıklı olmaya çalışırsın. İlk yıllarda hissedilen bu gerginlik çok doğaldır ama zamanla bu toplantıların yorucu bir rutine, bazen de bir güç savaşına dönüştüğünü fark edebilirsin.
Farklı veli profilleri, sonu gelmeyen beklentiler ve zaman zaman yükselen tansiyon seni zorlayabilir. Peki, bir veli toplantısını sıradan bir toplantı olmaktan çıkarıp verimli geçecek bir sürece nasıl dönüştürebilirsin?

Sürecin ilk kuralı hazırlıktır tabii ki. Ders anlatırken doğaçlama yapılabilir ama velilerin karşısında bu pek işe yaramaz. Toplantıdan önce elinde sınıf listesi, devamsızlık durumları ve her öğrenciye dair ufak notlar olmalı. Tüm öğrencilerini tanımadığın kalabalık sınıflar da olabilir, bunun için de idareden fotoğraflı bir öğrenci listesi isteyebilirsin.
Velilerle ilk karşılaşma önemlidir. Toplantıya iki üç dakika erken başlamak, kendini kısaca tanıtmak ve o gün neler konuşacağını baştan söylemek hem seni hem de velileri rahatlatır. İlk dakikalar velilerin gözünde ne çeşit bir öğretmen olduğunla ilgili ilk izlenimleri oluşturur. Hatta bana kalırsa öğretmenler veli toplantıları için özet halinde bir sunum da hazırlayabilir.
Toplantı içinde velilere "Sınıf çok hareketli." veya "Kızınız iyi bir öğrenci." gibi yuvarlak cümleler kurmak yerine, "Ahmet derste söz alıyor ama ödev teslimlerinde aksaklık yaşıyoruz." gibi somut konuşmalısın. Veli, çocuğunu gerçekten takip ettiğini gördüğünde sana güvenir. O sırada not aldığın defter veya ajandan en büyük yardımcın olacaktır. Bu arada bir not defterin var değil mi?
Konumuz veli toplantısı olduğuna göre birkaç veli profilinden de bahsetmemek olmaz.
"Benim Çocuğum Yapmaz" Velileri
Karşına çıkacak en yaygın profillerden biri savunmacı velidir. Çocuğunun bir eksiğini veya yaramazlığını duyduğunda bunu kendi ebeveynliğine yapılmış bir eleştiri sanır. Okulu veya seni suçlamaya meyledebilir. Burada inatlaşmak işe yaramaz. Taktik şöyle, önce çocuğun olumlu bir yönünü söyle, sonra sorunu net bir dille ifade et ve çözüm önerisi sun. Bu sayede veli, senin çocuğunun karşısında değil yanında olduğunu hisseder. Zaten bir şeyden şikayet varsa çözüm önerisi de cebinde olmalı.
Müdahaleci Veliler
"Hocam o sırayı sevmedi, yerini değiştirsek mi?", "Ali'nin yanına oturmasın.", "Ödevler çok fazla." gibi bitmek bilmeyen taleplerle gelebilirler. Bu veliler zamanla senin mesleki alanına müdahale etmeye başlar. Nezaketi bozmadan ama kesin bir dille sınırlarını çizmelisin. Sınıfın düzeninden senin sorumlu olduğunu, çocukların ufak tefek sorunlarla baş etmesinin gelişimleri için gerekli olduğunu net bir şekilde aktarabilirsin. Orada uzman sensin, veli değil.
Özellikle iletişim uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu müdahaleler toplantı salonunun dışına da taşabiliyor. Gece geç saatlerde gelen mesajlar, hafta sonu yazılan ödev soruları veya anında cevap bekleyen veliler olabilir. Kendine makul iletişim sınırları koymaktan çekinme. Her mesaja aynı dakika cevap vermek zorunda değilsin. Senin de dinlenmeye ve ailene ayıracağın zamana ihtiyacın var sonuçta.
Agresif Veliler
Bazen karşındaki veli sınırları aşıp sesini yükseltebilir. Bu noktada tartışmayı asla kişiselleştirme ve sakin kalmaya çalış. Gülümse ve "Bu şekilde konuşmaya devam edersek sağlıklı bir çözüm bulamayız, lütfen sakinleştiğinizde görüşelim." diyerek duruma müdahale et. Eğer öfke kontrol edilemez boyuttaysa toplantıyı bitir veya idareden yardım iste. Veliler bazen başka bir yüz görmek isteyebilirler. Aynı şeyi çağrı merkezlerinde çalışırken de yaşardım. Müşteri bazen farklı bir ses duyar ve derdini daha rahat anlatır. Aynısını uygulayabilirsin. Hiçbir şey senin güvenliğinden ve mesleki onurundan daha önemli değil.
Bazen de karşına "Hocam geçen seneki öğretmenimiz böyle yapmıyordu." ya da "Diğer sınıfta farklı uygulanıyormuş." diyen veliler çıkacaktır. Kendini başka öğretmenlerle kıyaslama yarışına girme gafletine de düşme. Her öğretmenin sınıf yönetimi ve çalışma düzeni farklıdır. Önemli olan aldığın kararların bir gerekçesinin olması ve bunu sakin bir şekilde açıklayabilmendir.

Velilerin bazı türleri böyleydi. Gelelim toplantıya...
Toplantı akışında sık düşülen bir hata, kalabalığın içinde bireysel meseleleri tartışmaktır. Bir veli aniden "Hocam bizimkinin matematik notu niye düştü?" diye sorduğunda konuyu orada çözmeye çalışmamalısın. Tek bir öğrenci için uzun uzun konuştuğunda diğer veliler sıkılır ve konu dağılır. "Bu konu önemli, toplantıdan sonra birebir görüşelim." diyerek konuyu kapat. Bireysel görüşmeleri genel toplantının dışına yönlendirmelisin.
Toplantının sonunda velilere kısa bir soru-cevap bölümü ayırabilirsin. Daha özel konular için toplantıdan sonra bireysel görüşebileceğini söylemen hem toplantının uzamasını önler hem de herkesin kendini dinlenmiş hissetmesini sağlar. Veli toplantısı olduğu için hem öğretmen konuşacak hem de veliler.
Ayrıca günümüzde veli iletişiminin büyük kısmı WhatsApp veya benzeri uygulamalar üzerinden yürüyor. Toplantı bittikten sonra, varsa sınıf grubundan toplantıya katılanlara kısa bir teşekkür mesajı atmak ve alınan kararları (örneğin kılık kıyafet kuralları, beslenme düzeni, giriş çıkış saatleri) madde madde yazmak süreci toparlar. Bu hem gelmeyen velilerin bilgilenmesini sağlar hem de ileride çıkabilecek anlaşmazlıklarda senin elinde yazılı bir kanıt oluşturur. Özellikle önemli konularda yazılı iletişim kurmak seni de korur. Aradan aylar geçse bile "Böyle konuşulmamıştı." tartışmalarının önüne geçmiş olursun.
Elbette bütün veliler zor değildir. Sana güvenen, önerilerini dikkate alan ve sınıfın düzeni için seninle iş birliği yapan veliler de olacaktır. Böyle velilerle kuracağın iletişim, sınıf yönetimini de kolaylaştırır.
Bir de ulaşılamayan veliler var...
En çok sorun yaşayan çocuğun velisi genellikle o toplantıya gelmeyecek. Gelse de zihnen orada olmayacaktır. Bu durum sende mesleki bir küskünlük yaratabilir. "Kendi annesi babası umursamıyor, ben neden uğraşayım?" dediğin anlar olacaktır. Bunu öğretmenlerden sık sık duyuyorum maalesef. Ama şunu kabul etmek gerekiyor, her aileyi değiştiremezsin. Ailesi ilgisiz olan bir öğrenci için okulda senin kuracağın bağ çok değerlidir. Enerjini veliye öfkelenmek yerine, okul sınırları içinde o çocuğa nasıl destek olabileceğine harcamalısın.

Yani veli toplantısı senin açından mesleki duruşunu sergilediğin ve sınırlarını çizdiğin bir alan aslında. Velilerin taleplerini dinle ama her istediklerini yapmak zorunda olmadığını da bil. Unutma ki o gün konuştuğun kişi aslında sadece çocuğunu düşünüyor. Konuyu kişiselleştirmeden çözüm üzerinde kaldığında hem sen daha az yorulursun hem de görüşme amacından sapmaz. Çözüm odaklı ve kendinden emin duruşun, en önyargılı velinin bile sana saygı duymasını sağlayacaktır. Kapıdan çıkarken vicdanın "Ben söylenmesi gerekenleri doğru bir üslupla aktardım." diye sesleniyorsa toplantı amacına ulaşmış demektir.


