top of page

Öğretmenler Odasını Tanıma Rehberi

  • Yazarın fotoğrafı: onsaritas90
    onsaritas90
  • 17 Tem
  • 5 dakikada okunur

Merhaba yeni öğretmen arkadaşım. Yıllarca hayalini kurduğun sınıfa nihayet kavuştun. Buraya gelene kadar üniversite sınavını kazanmak için ne kadar çalıştığını, üniversiteyi bitirirken nelere katlandığını, KPSS için ne kadar ter döktüğünü ve onlar da yetmezmiş gibi akademide neler gördüğünü çok iyi biliyorum. Gerçi akademi kısmını tam olarak bilmiyorum ama sağdan soldan duyuyorum. Bu yüzden öncelikle seni tebrik ediyorum. Artık öğrencilerin, yıllık ders planların ve yeni bir heyecanın var. Hepsi harika. Ama bilmen gereken bazı gerçekler var. Bunların ilki okulun kalbinin normalde sınıflarda atması gerekirken bizim eğitim sistemimizde öğretmenler odasında attığı.

 

Öğretmenler odası, toplumun küçük bir yansıması gibidir. İlk girdiğinde çay bardaklarının sesine, hararetli konuşmalara ve fısıltılara şahit olacaksın. Okuluna göre değişmekle birlikte biraz kalabalık da gelebilir. Peki, burada kimin kime ne faydası var? Kimden uzak durmalı, kimin yanına oturmalısın? Bugün bunlar hakkında dertleşeceğiz…

 

1. Sahte insanlar her zaman kibardır.

 

Odaya adım attığında sana "Canım, tatlım" diye yaklaşan, her şeye aşırı bir gülümsemeyle tepki verenlere hemen aldanma. Sahte insanlar her zaman gereğinden fazla kibardır, gereğinden fazla ilgi gösterirler. Zaten o fazlalığı anlarsın, zihninin bir yerinden sana ‘’Bu biraz fazla…’’ diye seslenilir. Genelde bu aşırı sevgi gösterisinin ardında senin hakkında bilgi toplama arzusu, zayıf noktalarını keşfetme çabası veya okul içindeki gruplaşmalarda seni kendi saflarına çekme amacı yatar.

 

Zamanla kimin sadece mesleki bir saygıyla gülümsediğini, kimin bu yapmacık maskenin arkasına saklandığını çok net göreceksin. Gördüğünde de duruşunu ona göre korumalısın. O yüzden okula daha adımını atar atmaz hızlı hareket etmemen senin yararına olur.


2. Kıskanç insanlar başkalarını aşağılar.

 

Yeni nesil bir ders işleme yöntemi denemeye çalıştığında veya öğrenciler tarafından çok sevildiğinde, "Biz de bu yollardan geçtik, bunlar boş işler" diyen biri mutlaka çıkacaktır. Hatta en başta seni idealist görenler ’’Hocam seni 5 sene sonra göreceğiz.’’ diyecekler. Bizzat başıma geldiği için söylüyorum, bunlar bana da söylendi. Şimdi dönüp baktığımda beş sene sonra daha iyi bir öğretmen olduğuma eminim. Hatta şu anda ilk halime göre kendimi çok daha fazla geliştirdiğimi biliyorum. Yıllar geçtikçe daha idealist oldum bile diyebilirim.



Şunu unutmamak lazım ki kıskanç insanlar kendilerini yüceltmek için başkalarını aşağılamaya çalışırlar. O yüzden motivasyonunu düşürmelerine izin verme ve idealizmi küçük görenlerden uzak dur. Zaten başka bir okula gittiğinde bir daha görmeyeceksin o kişileri. Herkesle iyi anlaşmak zorunda değilsin.

 

3. İyi insanlar sessizce yardım eder.

 

Fotokopi makinesine kağıt sıkıştığında ya da bir konuda zorlandığında gösteriş yapmadan yanına gelip sorunu çözen öğretmenler de olacak. Bu iyi insanlar sessizce yardım edecekler ve bunu tüm odaya ilan etmeyecekler. Onların dostluğunu kazan. Zaten bu insanların sadece işini yaptıklarını, görevlerini titizlikle yerine getirdiklerini göreceksin. Çoğu zaman yüzlerinde sakin bir tebessüm göreceksin. Sohbet ettiklerinde ya eğitim faaliyetlerini geliştirme ile ilgili konuşacaklar ya da farklı konularda öğüt alabileceğin şeyler söyleyeceklerdir.

 

4. Cesur insanlar korktuklarında bunu itiraf ederler.

 

"11/B sınıfında kontrolü sağlayamıyorum, ne yapmalıyım?" diyebilen bir öğretmen görürsen, bil ki o kişi çok cesurdur. Çünkü cesur insanlar, her şeyi mükemmelmiş gibi göstermek yerine eksiklerini ve korkularını itiraf edebilecek özgüvene sahiptirler. Bu insanlarla da dostluk kurmanda fayda var. Çünkü sizin eksikliklerinizin peşinde koşmayacaklar ve sürekli kendilerini geliştirmeye çalışacaklardır. Siz de onlarla benzemeye başladığınızı ve zamanla kendinizi geliştirdiğinizi göreceksiniz.

 

5. Dar görüşlü insanlar başkaları hakkında konuşur.

 

Odanın bir köşesinde sürekli fısıldaşan, müdürün ceketinden yan masadaki öğretmenin ilişki durumuna kadar her şeyi dedikodu malzemesi yapan bir grup var. Biraz tecrübeli olan öğretmenler o köşeyi gözlerinin önüne getirecekler şimdi. İşte buradaki dar görüşlü arkadaşlar sürekli başkaları hakkında konuşur. Büyük ihtimalle senin hakkında da konuşuyorlardır. Onlara sadece bir "Günaydın" de ve geç. Yanlarına oturmana gerek yok, çağırırlarsa uzaklaşmanın bir yolunu bul ve kaç. O köşe senin köşen olmasın.


 

Bu arada eğer o köşe gözünün önüne gelmediyse büyük ihtimalle orada oturuyorsundur.

 

6. Büyük insanlar fikirleri konuşur.

 

Teneffüslerde "Çocuklara okuma alışkanlığını nasıl kazandırırız?", "Projeler için neler yapabiliriz?" gibi konuları tartışan bir masa görürsen, sandalyeni oraya çek. Çünkü asıl büyük insanlar, büyük muallimler oradadır. Bu güzel arkadaşlar insanları değil, fikirleri konuşurlar. Onlardan hiç dedikodu duymayacağına da eminim. Oturduğunda konuya konuşarak katılmak zorunda değilsin, orada bulunman bile senin için büyük bir artı olacak. O masada kimin ne giydiği, hangi müdür yardımcısının kiminle ters düştüğü konuşulmaz. Bunun yerine öğrencilerin hayatına nasıl dokunulacağı konuşulur ki en önemli mesele de odur zaten. Belki yeni bir yazar keşfetmişlerdir, onu heyecanla anlatırlar. Belki de birleştirilmiş sınıflardaki bir zorluğu aşmanın pratik bir yolunu bulmuşlardır… O masadan her kalktığında sınıfına daha motive, cebinde yeni bir fikirle dönersin. Büyük zihinlerin bu fikir alışverişi, senin mesleki vizyonunu genişleten en samimi hizmet içi eğitimdir.

 

7. Zayıf insanlar suçlayacak birini arar.

 

Sınıfın not ortalaması düştüğünde veya bir sorun yaşandığında faturayı anında "Bu yeni nesil çok bozdu" diyerek öğrencilere veya velilere kesenleri göreceksin. Bunlar zayıf öğretmenlerdir. Zayıf insanlar da her zaman suçlayacak birini ararlar ve sorumluluk almaktan kaçarlar. Bu arkadaşların fikirlerine hemen katılmayı düşünme veya başını onaylar şekilde sallama. Çünkü bu kişiler her yerde var. Bu arkadaşların kendini güncelleyemediğini, ders verdiği nesille kendisi arasında büyük bir uçurum olduğunu fark edeceksin. Kendilerini güncellemeye de niyetleri yoktur genel olarak. Bu kişilerle tanıştıktan sonra çok muhabbet etmesen de olur. Çürük elma gibi seni de bozmaya çalışacaklarına emin olabilirsin. Ben buradan söylüyorum: ‘’Bu eski nesil de çok bozdu hocam!’’

 

8. Güçlü insanlar affedebilir.

 

Dersini sabote eden bir öğrenciye ertesi gün kin tutmadan, ona temiz bir sayfa açarak yaklaşabilen bir öğretmen gözlemlediğinde, onun gücüne saygı duy. Çünkü güçlü insanlar affedebilir ve eğitime kaldıkları yerden devam edebilirler. İşte bu güçlü öğretmenin dostluğunu kazanırsan bu seni de güçlendirecektir. Çünkü ilk yıllarda sorunlar her zaman çıkar. Bunlar öğrenci, veli veya öğretmen kaynaklı olabilir. Öğretmenin affedici olmasının ne demek olduğunu bu güçlü arkadaşlardan öğrenmek gerek. Zaten okuldaki öğretmen kimliğin tüm hayatına yansımalı ve kişisel hayatında da affedici olmaya özen göstermelisin.

 

9. Öğrenmeye kapalı insanlar her zaman haklı olduklarına inanırlar.

 

Akıllı tahta kullanımı ile ilgili bir yenilik, bir müfredat değişikliği veya farklı bir pedagojik yaklaşım gündeme geldiğinde "Ben 25 yıldır böyle yapıyorum, en doğrusu budur." diyerek değişime kapılarını kapatanlarla tartışmana gerek yok. Öğretmenin de aptalı oluyor maalesef…


 

Benim gördüğüm tecrübeli öğretmenlerin bir kısmı kendisini öylesine geliştirmiş ki yaptıklarını görsen ayakta alkışlarsın. Bir örnek olması açısından buraya Hasan Korkmaz beyefendinin YouTube kanalından bir video bırakıyorum. İzleyince ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın.

 

10. Bilge insanlar tartışmaya girmez.

 

Odada anlamsız bir sendika veya siyaset tartışması başladığında çayını sakince yudumlayıp kitabını okumaya devam eden tecrübeli öğretmenler var. Onları görmeye çalış. Bu bilge insanların enerjilerini boş tartışmalara harcamadıklarını göreceksin. Onlar senin en iyi rehberin olacaktır. Çünkü yılların getirdiği tecrübeyle öğrenmişlerdir ki öğretmenler odasındaki yüksek sesli tartışmalar hiçbir sorunu çözmez, kimsenin fikrini değiştirmez. Sadece bir sonraki derse girerken taşınacak gereksiz bir yorgunluk ve stres yaratır. Bilge öğretmenler enerjilerini sınıfındaki öğrencilere faydalı olmaya saklar. Onların sessizliği neyin gerçekten değerli olduğunu bilecek kadar derin bir farkındalıktır. İşte o bilgeliğin gölgesinde mesleğe dair çok şey öğrenirsin.

 

11. Yalancı insanlar çok konuşur.

Sürekli ne kadar çok çalıştığını, öğrencilerinin ne kadar harika olduğunu ve kendisinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu yüksek sesle anlatanlara şüpheyle yaklaş. Çok laf yalansız olmaz demiş eskiler… Yalancı insanlar inandırıcılıklarını artırmak için çok konuşur. Çok konuşanın yanında durma. Dinlemek zorunda değilsin. Cevap vermene de gerek yok. Ben öğretmenler odasında bir kişinin haklılığıyla biten bir tartışma göremedim daha.

 

Bu tarz kişiler aslında kendi mesleki yetersizliklerini veya içsel tatminsizliklerini kelime kalabalığıyla örtbas etmeye çalışırlar. "Bugün çocuklara öyle bir ders anlattım ki hepsi ağladı", "Müdür bey bensiz okulun dönmeyeceğini söyledi" gibi abartılı cümlelerin arkasında hep bir onaylanma ihtiyacı yatar. Gerçekten işini iyi yapan bir öğretmenin bunu sürekli ispat etme çabasına girmesine gerek yoktur. Zaten sonuçlar ortadadır. O yüzden bitmek bilmeyen övünmeleri dinleyip kendi enerjini tüketme.

 

12. Mutlu insanlar başkalarını rahatsız etmez.

 

Kendi köşesinde işini yapan, neşeli, etrafına pozitif enerji saçan ama kimsenin alanına saygısızca girmeyen meslektaşların senin güvenli limanlarındır. Mutlu insanlar kendi içlerinde huzurludur ve başkalarını rahatsız etmezler. Onları hemen tanıman zor, öğretmenler odasında biraz zaman geçirdikten sonra kimin ne olduğunu anlayacaksın.


 

Yani sevgili meslektaşım, öğretmenler odasından içeri ilk girdiğinde karşına çıkacak manzara veya karakterler gözünü korkutmasın. Sen oraya çatışmaların veya dedikoduların tarafı olmaya gitmedin. Bu memleketin çocuklarına umut olmak için gittin. Bu yüzden öğretmenler odasını iyi oku, insanları iyi tanı ama günün sonunda kalbini ve zihnini hep sınıfta ve öğrencilerinde tutmaya çalış. Unutma, yıllar sonra öğrencilerin seni sınıfta nasıl hissettirdiğinle hatırlayacak. Öğretmenler odasında kimin haklı çıktığını ise kimse hatırlamayacak.

bottom of page