top of page

Sarımsaklı'ya Çok Yakın Küçük Bir Köy

  • Yazarın fotoğrafı: Onur Sarıtaş
    Onur Sarıtaş
  • 13 dakika önce
  • 2 dakikada okunur

Bu yaz tatil için ufak bir kaçamak yapıp Ayvalık'ın Sarımsaklı sahiline geldik. Üç günlük küçük bir tatil olacak. Sarımsaklı'ya da ilk defa geliyorum. Denizi oldukça sığ, özellikle benim gibi yüzme konusunda çok iyi olmayanlar için iyi denilebilir ama suyu çok soğuk geldi. Girmekte zorlansam da klişe olacak ama gerçekten girince alışıyorsun. Gerçi çok zor alışıyorsun ama yine de burada olduğum için, uzun zaman sonra yeniden denize girdiğim için mutluyum.



Fakat bugün bahsedeceğim konu aslında bu değil. Akşam saatlerine doğru yemek yemek için dışarı çıkmaya karar vermiştik. Her zamanki gibi harita uygulamalarını kullanarak birkaç yer araştırdım, bulamadım. Gemini kullandım ama yine istediğim sonuçlara ulaşamadım. Son çare olarak otel görevlisine sormayı düşündük ve bize Küçükköy adlı bir yeri önerdi.



Ayvalık ilçe merkezine sekiz kilometre mesafede olan Küçükköy, eski adıyla Yeniçarhori, tarihi dokusunu korumayı başarmış bir yerleşim yeri. Eskiden bir Rum köyüymüş, 1920'lerdeki mübadele döneminde Midilli ve Balkanlar'dan gelen Boşnaklar buraya yerleşmiş. Son yıllarda geçirdiği değişimle birlikte bir sanat ve tasarım köyü kimliği kazanmış. Köyün sokaklarında gezerken kesme taştan yapılmış en fazla iki katlı ve çok tatlı binaları görüyorsunuz. İç taraflara doğru gittikçe birçok detay sizlere eşlik ediyor. Tarihi meydanındaki kıraathane, bölgenin göç ve yerleşim geçmişini anlatan Küçükköy Kültür Müzesi ile Küçükköy Kent Müzesi, Artura Art Craft gibi atölyeler, eskiden kilise olup sonradan dönüştürülen bir cami ve Kuran kursu iç içe geçmiş durumda.



Bu kültürel çeşitlilik yeme içme mekanlarına da doğrudan yansımış. Her tarafta Boşnak böreği satan yerler var. Söylemesi ayıp, Boşnak böreğini 2024 yılında Bosna Hersek'te yediğim için burada yemek istemedim ama bir gün yolunuz Saraybosna'ya düşerse mutlaka tadına bakın derim. Biz yemek olarak zeytinyağlıların satıldığı bir yeri tercih ettik. Mükemmel diyemem ama iyi sayılabilir yemeklerdi. Ayrıca köyü keşfederken Balkan Köftecisi adlı bir mekanın önünde de uzun bir kuyruk olduğunu fark ettik. Bizim insanımız köfteyi gerçekten çok seviyor.



Yemekten sonra da etraftaki hediyelik eşya satan dükkanlara baktık. Şahsım adına söylüyorum, ben hediyelik eşya yerlerinden bugüne kadar hiçbir şey almayı başaramadım. Her defasında bir şeyler almak istiyorum, büyük bir hevesle içeri girip bakmaya çalışıyorum ama her yanda nazar boncukları, mavi beyaz tonlar, şifalı olduğu iddia edilen taşlardan alacak hiçbir şey bulamadan geri çıkıyorum. 


Tatilde olduğum için yazıyı fazla uzatmayacağım. Denize girmeye geldiğimiz bir yerde böyle kültürel bir köyün karşımıza çıkması gerçekten hoşuma gitti. Burası sevdiğim tatil yerlerinden biri olarak aklımın bir köşesinde kendisine yer edindi. Bol bol fotoğraf çektim ve hemen yedekledim. Umarım her zaman yolumuz böyle güzel yerlere çıkar. Herkese iyi tatiller.



bottom of page